Cumhuriyet Mah Gürpınar Yolu Cad, Şafak Sokak, E Blok No:1, 34500 Büyükçekmece/İstanbul

Soru - Cevap


DOKTORA SOR

Aklınıza takılan soruların cevaplarını buradan ulaşabilirsiniz. Sizde uzmanlarımıza danışarak aklınızdaki soruları sorabilirsiniz...

Aslında kalp krizi geçiren hastaların bir bölümü hastaneye ulaşmadan hayatlarını kaybediyor. Bu rakam yaklaşık yüzde 50. Hastaneye ulaşanların yüzde 15 ile 20’si ilk bir ay içerisinde kalbi duruyor. Fakat modern yoğun bakımın gelmesiyle bu oran yüzde 15’in altına inmeye başladı. Yenilikleri ele aldığımızda,ilk dramatik değişiklikler böyle başladı. Kalp damarlarını açmak için ilk olarak bazı ilaçlar geliştirildi. Kalp damarı şu şekilde tıkanır: Damar zemininde yavaş yavaş oluşan daralmanın üzerine bir pıhtı oturur ve akım tamamen kesilir. Geliştirilen ilaçlar o akımı durduran pıhtının erimesini sağlar. Bu ilaçlar sayesinde ölüm oranları yüzde 10’un altına düştü. İlaçlar her geçen gün daha iyi noktalara getiriliyor. Son aşama ise kalp krizlerine anında müdahale.
Potansiyel olarak kalp hastası olan insanların çevresindeki insanların yapabilecek müdahaleler konusunda eğitilmesi de önemli nokta. Ancak şu unutulmamalı hastaneye gelmeden ölenlerin sayısında ciddi bir düşüş yaşanmasını sağlamadı bu önlemler dünyada.
En önemli ana bulgulardan biri göğüs ağrısı. Bunun çok ezici ve bastırıcı şekilde olması. Gerçekten bir mengeneyle sıkıştırılıyormuş gibidir. Ancak her zaman böyle olmuyor. Yaşlılarda bunların hiçbiri olmayıp sadece nefes darlığı görülebiliyor. Kol uyuşması ve sırt ağrısı da olabilir ilk belirtiler. Bu ağrı, genellikle bulantı ve soğuk bir terleme eşliğinde olabilir. Ağrı başladıktan sonra sebebi kalptendir ya da değildir buna bakılmaksızın hareket edilmeli. Elektro kardiyografi çektirilmesi, en azından kardiyolog olmasa bile dahiliyecinin veya pratisyen hekimin EKG’yi çekip durumu tespit etmesi çok önemli.
İlaçlardan sonra insan hayatını kurtarabileceğimiz en önemli unsurun bu olduğu ortaya çıktı. Kalp krizine erken müdahale önemli; tanı-anjiyografisini yaparak tıkalı olan damarın yapı olarak açılmaya uygun olduğu görülürse hasta anında gözlem altına alınır ve stent ile müdahale ederek damar açılır. Erken müdahaleyle ölüm oranı yüzde 5’lerin altına indirildiğini biliyoruz. Ama unutmamak gerekiyor ki hâlâ hastaların yarısı hastaneye ulaşmadan hayatını kaybediyor.
Hastaneye ulaşma zamanınız ve hastaneye ulaştıktan sonra profesyonel bir müdahale için gereken zaman. Çünkü damar tıkandıktan sonra o bölgeye kan gitmeyince kalp hücreleri dakikalar içinde ölüyor. Bu birkaç saat sürdüğünde kalp dokusunun büyük bir kısmı kaybedilmiş oluyor.
Şikâyetler başladıktan sonraki ilk altı saat içinde acil müdahale çok önemli. Bu süreyi bazı kalp krizi tiplerinde 24 saate kadar uzatabiliriz. Ancak ilk bir saat içinde gelen hastayla 24. saatte gelen hasta arasında dramatik şekilde fark oluşur. Zaman kaybettikçe kurtardığınız hücre sayısı çok daha azalıyor.